Tohum
  Kurumsal | Mevzuat | Profesyonellere Teknik Bilgiler | Amatörlere
Teknik Bilgiler
| Faydalı Linkler | Galeri | Mera Bitkileri  
 
 
Sebze Türlerinin Sistematikteki Yeri ve Üretimi
:: Pisum sativum (Bezelye) « Geri     

 

BEZELYE YETİŞTİRİCİLİĞİ

1. Ekonomik önemi anavatanı ve yayılma alanları

2. Morfolojik özellikleri
 2.1. Kök
 2.2. Gövde
 2.3. Yaprak
 2.4. Çiçek
 2.5. Meyve

3. Tohum ve çimlenme özellikleri


4. Yetiştirilme istekleri
 4.1. İklim isteği
 4.2. Toprak isteği

5. Yetiştirilme şekli
 5.1. Toprak hazırlığı ve ekimi
 5.2. Çapalama
 5.2. Herek verme
 5.3. Sulama
 5.4. Gübreleme
 5.5. Tarımsal savaşım

6. Olgunluk hasat ve depolama

7. Verim

8. Tohum üretimi

1. Ekonomik Önemi, Anavatanı ve Yayılma Alanları

 Baklagil sebzeleri içerisinde yer alan bezelye insan beslenmesinde oldukça büyük bir öneme sahiptir. Protein ve karbonhidrat içeriği bakımından zengin olan bu sebze özellikle A, B ve D vitaminlerince de zengindir. Bezelyenin dünyadaki yıllık üretim miktarı 10 milyon ton civarındadır.
 Bezelye Avrupa ülkelerinde daha fazla buna karşılık Amerika gibi diğer bazı ülkelerde ve ülkemizde ise fasulyeden daha az tüketilir. Yıllık ortalama bezelye üretimimiz 40-50 bin ton civarındadır. Sofralık taze bezelye üretimi en çok Akdeniz bölgesinde, konservelik bezelye üretimi Marmara bölgesinde kuru bezelye üretimi ise yine en fazla Marmara bölgesinde yapılmaktadır. Sebze olarak gerek taze baklaları gerekse olgun daneleri yemeklik ve konservelik olarak kullanılır.

Bezelye ev ihtiyacı için bahçelerde taze baklaları ve olgunlaşmamış yeşil daneleri yemeklik olarak değerlendirilmek üzere yetiştirilir. Pazar ve konservecilik için bezelye yetiştiriciliği daha geniş alanlarda yapılır.
 Bezelyeler üzerinde çok sayıda genetik çalışma yapılmış olup, kültürü yapılan bezelyenin tümünün Pissum elatus’tan geliştiği bir çok araştırıcı tarafından kabul edilmektedir. Günümüzde bezelye en iyi bilinen bitkiler arasında yer alır. Pissum cinsine giren tüm türlerde kromozom sayısı 2n=14 olup bu türler birbirleri ile sitolojik yönden yakın akrabadır.
 Bezelyenin yayılma gösterdiği bölgeler;Yakındoğu, Akdeniz, Orta Asya, Amerika ve Avrupa ülkeleridir. Gen Merkezi olarak birinci derecede Doğu Akdeniz, İran, Kafkasya ve Tibet, ikinci derecede ise Güneybatı Arabistan ve Kuzey Afrika’yı içine alan kuşak kabul edilmiştir. Günümüzde bezelye en iyi bilinen bitkiler arasında yer almaktadır.
 İlk ve Ortaçağda Orta ve Kuzey Avrupa ülkelerinde büyük önem kazanmış olan bezelye 11.yüzyıl sonunda İngiltere’ye geçmiştir. Amerika’ya geçişi 1613 yılında Hintliler tarafından gerçekleşmiştir.

2. Morfolojik Özellikleri

 2.1. Kök
 2.2. Gövde
 2.3. Yaprak
 2.4. Çiçek
 2.5. Meyve

2.1. Kök

 Bezelyelerde kökler farklı yapıdadır. Başlangıçta ana kazık kök ve daha sonra bu kökten yanlara doğru ikincil kazık kökler gelişir. Bu köklere bağlı olarak iyi gelişen bol miktarda saçak kökler oluşur. Kök sisteminin büyük bir çoğunluğu toprak yüzeyine yakın bulunur. Bezelye sathi köklü bir bitkidir. Köklerin %70-80’i 20 cm’lik toprak derinliğinde ve 50-80 cm yanlara doğru yayılmış şekilde bulunur. Toprak yapısına ve rutubet durumuna bağlı olarak bazı durumlarda kazık köklerin bir kısmı 150 cm derinliğe kadar inebilir. Bezelye köklerinin büyük bir çoğunluğu toprak yüzeyine yakın olarak gelişirler. Bu nedenler bezelye başka bir kültür bitkisi için iyi bir ön bitki olmasına karşılık kendisine tahammülü yoktur. Aynı yerde ikinci yılda önemli derecede verim düşüklüğü görülür. Bezelye, köklerinde havanın serbest azotunu tutmayı sağlayan Rhizobium bakterilerinin oluşturduğu nodozitler gelişir.

2.2. Gövde

 Bezelyede gövde boğum ve boğum aralarından meydana gelir. Gövdenin dallanması ve kardeşlenmesi toprak altındaki ilk iki boğumdan olmaktadır. Gövdenin içi boş ve dayanıksızdır. Enine kesiti yuvarlatan köşeliye kadar değişir. Gövdenin köşe kısımların da dayanıklılığı sağlayacak selülozik birikimler oluşur. Boğum araları gövdenin dip kısmında kısa, uç kısma doğru daha uzun ve ince yapıdadır. Bitki gövdesi zikzaklı olarak gelişir. Çeşitlere göre boğum (nodyum) sayısı değişir. 10-15 adet boğum sayısı olan çeşitler yanında 60-70 adet boğum meydana getiren çeşitlerde vardır.

Gövde boyu bazı çeşitlerde 15 cm’ye kadar düşmekte, sırık çeşitlerinde ise 200 cm’nin üzerine çıkabilmektedir. Gövde bodur çeşitlerde sik durur, sırık çeşitlerde ise dik duramaz ve yere yatar. Gövde rengi açık sarı yeşil, yeşil ve koyu yeşildir. Bazı çeşitlerde gövde üzerinde yer yer antosiyan oluşumu meydana gelir. Gövdede dallanma çeşitler bağlı olarak değişkendir. Genellikle tarla bezelyelerinde boğum araları kısa, sırık bezelyelerinde uzundur.

2.3. Yaprak

 Bezelyede ilk hakiki yapraklar 3ç boğumdan itibaren oluşmaktadır. İlk iki boğum toprak altında bulunur. Bezelyenin çimlenmesiyle meydana gelen kotiledon yaprakla diğer sebzelerden farklı olup üç parçalıdır. Ortada bulunan ince ve sivri olan asıl yaprağı, yanlarda bulunan parçalar kulakçıkları meydana getiriler. Bezelye yaprağı bileşik yaprak yapısında olup yaprak ekseni, kulakçıklar, yaprakçıklar ve sülüklerden oluşmaktadır. Yaprak ekseni (sapı) üzerinde kulakçık genellikle 2-4 çift karşılıklı yaprakçık ve uç kısımda sayıları 2-7 arasında değişen dallanmış sülükler bulunur. Kulakçıkların şekli ve rengi çeşitlere göre farklılık gösterir. Yapraklar büyükten küçüğe kadar değişen yarım kalp, oval, yumurta ve uzun elips şeklinde olabilir. Kulakçıkların uçları yuvarlak veya sivridir. Kenarları ise düz, dişli testere dişli ve derin dişlidir. Rengi ise çiçek renginde bağlı olarak değişir. Beyaz çiçekli olanlarda beyaz veya sarı yeşil, koyu ve alacalı renkli çeşitlerde ise koyu kırmızı lekelidir.
 Yaprakçıklar oval veya eliptik olabilir. Renkleri koyu yeşilden başlayıp sarı yeşil, gri yeşil mavi yeşile kadar değişebilir. Renkleri koyu yeşilden başlayıp sarı yeşil, gri yeşil ve mavi yeşile kadar değişebilir. Yaprakçıkların kenarları düz, dişli veya derin dişli olabilir. Uzunlukları 4-6 cm genişlikleri ise 2-5 cm arasındadır. Bodur bezelyelerin sırıklara göre daha fazla yaprak oluşturdukları sanılır. Halbuki bu böyle değildir. Boğum aralarının kısa olması nedeni ile fazla yaprak varmış gibi görünür.

2.4. Çiçek

 Bezelyede çiçeklenme boğum sayısı ile bağlantılıdır. İlk çiçeklenmeler gövdedeki boğum sayısının yarısından sonra başlar. Çiçekler yaprak koltuklarından başlar. Çiçekler bazı çeşitlerde gövdenin ikinci yarısının üstünden, bazı çeşitlerde ise sürgün uçlarında meydana gelir. Çiçekler tek tek oluşabileceği gibi salkım şeklinde 2-5 çiçek bir arada olarak da meydana gelebilir. Salkımlardaki çiçek sayısı kalıtsal bir özellik olduğu gibi çevre koşullarına da bağlıdır. Çiçeklenme erkenci çeşitlerde 7. Boğumdan, geççi çeşitlerde ise 50. Boğumdan itibaren başlar.

 Bezelye çeşitleri beş parçalı ve erselik yapıdadır. Çanakyapraklar alttan birleşerek çan biçimini oluştururlar renkleri yeşildir. Taç yapraklar beş adet olup, üç farklı yapıda yaprak oluşturuşlardır. En dıştaki taç yaprak genişlemiş olup bayrak adını alır. Daha sonra gelen iki taç yaprak kanatçıkları oluşturur. Bayrak ve kanatçıkların renkleri beyaz, pembe, açık veya koyu kırmızının tonlarıdır. En içte ise genellikle beyaz olmakla birlikte yeşilimsi veya kırmızımsı renkte de olabilir. Bir çok çeşitte taç yapraklar farklı renklerde olabileceği gibi bütün çiçek yaprakları tek bir renk veya alacalı beneklide olabilir. Bezelyede erkek organ sayısı 10 adet olup bunların 9 tanesi birleşerek bir boru oluştururlar. Bir tanesi ise serbest olarak bulunur. Erkek organların oluşturduğu boru içinden dişi organ yukarı doğru uzar. Dişi organın döllenmesi ile meyve ve bu meyve içinde 1-10 arasında değişen tohum meydana gelir. Bezelye de salkım üzerindeki çiçekler olgunluk sırasına göre açarlar. Çiçeklerin açılma zamanı sabah 8-9’dan sonra başlar. Akşam güneş batana kadar devem eder. Bir çiçek 2-3 gün süre ile açık kalır. Çiçeklerde döllenmeye hazır olma 9-12 saatleri arasında en yüksek seviyededir.

Bezelye de polen keselerinin patlaması çiçekler açılmadan önce başlar. Dişicik tepesi 16°C’ de f3 gün süre ile reseptif kalabilirler. Dişicik tepesinin reseptiflik durumunu sıralayan en önemli etken sıcaklıktır. Polenler 6-12 saat sonra döllenme olur. İlk çiçeklenme ana gövdeden ve birinci dalardan başlar. Çiçek açılmadan önce döllenme olayı gerçekleşmiş olur. Çiçek döllendikten iki gün sonra taç yapraklar dökülür. Bezelye de yüksek oranlarda kendine döllenme görülür. Yabancı döllenme en çok % 3 civarında olabilir. Yabancı döllenme polen yiyen kın kanatlılar vasıtasıyla olur ve daha çok kurak şartlarda görülür.

2.5. Meyve

 Bezelyede meyveler bakla şeklindedir. Döllenmeden sonra taç yaprakların dökülmesi ile meyve üzerinde sadece çanak yapraklar kalır. Meyve birkaç gün içinde hızla gelişir. Bakla iki parçalı ve simetriktir. Tohum taslakları baklanın kasın kısmında bulunan plasenta üzerinde sıralanmış durumda bulunur. Bezelye meyveleri çeşitlere bağlı olarak değişik uzunluklarda değişik genişliklerde düz veya kıvrık küt uçlu veya sivri uçlu olabilirler. Meyvelerin boyu 3-15 cm eni ise 0.5-2.5 cm arasında değişir. Çeşitlere bağlı olarak bazı çeşitlerde olgunlaşan baklalarda çatlama görülebilir. Bazı sırık çeşitlerde baklalar etli yapıdadır. Bu çeşitlerde baklanın etli kabuğu bakla daneleri ile beraber yemeklik olarak değerlendirilir. Bezelyede ekolojik koşullara bağlı olarak bitki üzerindeki çiçeklerin % 30-70’i meyve bağlar. Bezelye bitkisinin yapraklarında olduğu gibi meyvelerin üzeride mum tabakası ile kaplıdır. Meyve rengi de buna bağlı olarak değişir.

3. Tohum ve Çimlenme özellikleri

 Bezelye meyvesinde 1-10 arsında değişen tohum bulunur. Bu tohumlar değişik şekillerde oldukları gibi meyve içindeki dizilişlerine göre şekil alabilir. Olgunlaşmamış daneleri ile olgunlaşmış daneleri arasında şekil bakımından farklılıklar vardır. Olgunlaşmamış daneler genellikle Yuvarlak veya köşeli olduğu halde yer bezelyeleri olgunlaşmamış tohumlar buruşuktur. Yuvarlak daneli olanlar konserve sanayinde aranan çeşitlerdir. Dane iriliği ile fiyat arsında ilişki vardır. İri taneliler konserve sanayinde tercih edilmez. Üretimde kullanılacak olgunlaşmış tohumların temizlik oranı %95’n üzerinde olmalıdır. Çimlenme kabiliyetinin de % 70’in üzerinde olması istenir. Bin dane ağırlığı 100-500 gr arasında değişir. Bir gramında 2-10 arasında değişen tohum bulunur. Tohumlar normal koşullarda çimlenme güçlerini 4-6 yıl muhafaza eder. Çimlenme süresi iklim koşulları ve toprak yapısına bağlı olarak 5-10 gündür. Tarla koşullarında toprak sıcaklığı 9°C ve hava sıcaklığı 10-14°C olduğunda tohumlar 2-3 hafta içinde çimlenerek toprak yüzüne çıkar.

4. Yetiştirilme İstekleri

 4.1. İklim isteği
 4.2. Toprak isteği

4.1. İklim isteği

 Bezelye iklim isteği bakımından kaprisli bir bitkidir. Bezelye serin iklim sebzesidir. Donma noktasına yakın düşük sıcaklıklara dayanan bir sebze türüdür. Havaların serin ve nemli olduğu koşullarda çok iyi gelişme göstermesine karşın sıcak ve kuru havalardan hoşlanmaz. Yetiştirilme dönemi süresince sıcaklığın donma noktasının üzerinde olması arzu edilir. Çimlenme döneminde topraktaki yüksek rutubet tohumun çürümesine neden olur.

 Toprak sıcaklığı 7-8°C olduğunda tohum ekimi yapılır. Bezelye tohumu 2°C’de çimlensede, çimlenme çok yavaş olur. Gelişme döneminde yüksek sıcaklık ve uzun güneşlenmeden hoşlanmaz. Bu dönemde rutubet ve serin ortam ister. Gelişme döneminde meydana gelen yüksek sıcaklık ve kuraklık bitkinin tüm gücünü generatif faza harcamasına neden olur. Bitki bodur kalır ve meyveler normal iriliklerini alamaz. Çabuk ve zoraki olgunlaşma nedeniyle verim ve kalitede çok büyük kayıplar oluşur. Gelişme döneminde toprak yüzeyine yatan bitkilerde mantari hastalıklar büyük zararlara yol açar, ürünün pazarlanamaz hale gelmesine neden olurlar.

 Bezelye belli bir sıcaklık toplamından sonra generatif döneme geçer, aksi takdirde vegetatif kalır. Bezelye tohumlarının çimlenmesi için en uygun sıcaklıklar 15-18°C’ler arasındaki sıcaklıklardır. Çimlenme ve çiçeklenme arasındaki dönemde günlük ortalama sıcaklığın 15-18°C’ler arasında, çiçeklenme ile olgunluk arasındaki dönemde de sıcaklığın 18-21°C’ler arasında olması istenir. Sıcaklığın yüksek olması durumunda çiçeklenme süresi kısalır. Çiçeklenme ile olgunluk arasındaki dönemde sıcaklığın 10°C’ ye düşmesi durumunda ise danenin olgunlaşması gerçekleşmez. Aynı dönemde sıcaklığın 26 °C’nin üzerine çıkmasıda arzu edilmez. Bezelyenin yüksek sıcaklığa en duyarlı olduğu dönem çiçeklenmeden hemen sonraki devredir. Yağışın yetişme dönemi boyunca düzenli ve yavaş olması danenin yüksek kalitede olmasını sağlar.

 Danelerin olgunlaşması devresinde sıcaklığın 30°C üzerine çıkması halinde, tohumlar canlılıklarını kaybeder. Haşlanma dediğimiz olay oluşur.
 Işık yoğunluğu da gelişme ve verim üzerine etkili olur. 15.000 Lux’lük aydınlatmada bitki normal geliştiği halde daha düşük yoğunlukta ise çiçek salkımlarındaki çiçek sayısı azalır. Işık yoğunluğu artarsa buna bağlı olarak çiçek sayısı artar.

4.2. Toprak isteği

 Toprak isteği bakımından seçicidir. Serin ve yağışlı dönemde yetiştirildiği için alüviyal ve su tutma kapasitesi yüksek topraklarda çok iyi gelişir. Ağır topraklardan hoşlanmaz. Çimlenme döneminde ıslak ve çok rutubetli topraklarda tohum iyi çimlenmez. Toprak ıslaklığı gelişmeyi olumsuz yönde etkiler. Gövdenin ve meyvelerin ıslak toprakla temasını önlemek için gerekli önlemler alınmalıdır.

 Erkencilik için kumlu-tınlı topraklar daha uygundur. Erkenciliğin önemli olmadığı hallerde yüksek verim ve iyi nitelikli ürün alabilmek için iyi draje edilmiş killi-tınlı topraklar tercih edilmelidir. Düşük pH’lı topraklarda azot ve fosfor alınımının azalması nedeniyle dane verimi de azalmaktadır. Bu nedenle toprak pH’sının 6.5-7 civarında olması istenir.

5. Yetiştirilme Şekli
 5.1. Toprak hazırlığı ve ekimi
 5.2. Çapalama
 5.2. Herek verme
 5.3. Sulama
 5.4. Gübreleme
 5.5. Tarımsal savaşım

5.1. Toprak hazırlığı ve ekimi

 İlkbahar üretimlerinde topraktaki azot bakterilerini ve mikroorganizmaların faaliyetlerini kolaylaştırmak için toprak sonbaharda 20-25 cm derinlikte bir iki defa sürülerek havalandırılır. Ekim sonbaharda yapılacak ise tarla anız bozumunu takip eden sürümden sonra, ekim öncesinde tekrar sürülmelidir. Toprağın çok iyi işlenmesi gereklidir. Büyük işletmelerde hasat makine ile yapıldığından tarla yüzeyinin çok düzgün olması gerekir. Hem sonbahar hemde ilkbahar ekimlerinde işlenen toprak tırmıkla düzeltilerek ekime hazır hale getirilir.

 Tohum ekimi bölgenin iklim şartlarına bağlıdır. Kasım ayında Mayıs ayına kadar tohum ekimi yapılabilir. Ülkemizde tohum ekimi genellikle Şubat ve Mart aylarında yapılmaktadır. 30 Kasım’a kadar sonbahar çeşitleri, Şubat ayından 15Mart’a kadar erkenci çeşitler, Nisan başına kadar yarı erkenci ve geçci çeşitler, 15 Nisan’dan sonra sıcağa dayanıklı çeşitlerin ekimi yapılmaktadır.

 Ekim şekli ve ekim aralıkları çeşit özelliğine, işletme büyüklüğüne ve değerlendirilme şekline göre değişiklik gösterir.

 Hasadın elle yapıldığı işletmelerde tohum ekimi önceden hazırlanmış masuralara (karık), makinalı hasadın uygulandığı işletmelerde ise düze yapılır. Ekimin mutlaka toprak tavında iken yapılması gerekir. Tohumların ekim derinliği ortalama 3-5 cm olmalıdır.

 Yetiştirme döneminde düzenli yağış alan veya yağmurlama sulama imkanı olan tarlalara düze ekim daha uygundur. Yetiştirilecek bezelye sırık çeşidi ise masuralara ekim yapılmalıdır. Yer çeşitleri düz tarlaya mibzerle ekilmelidir. Düze ekimlerde sıra arası 30-40 cm sıra üzeri 5-10 cm olacak şekilde tohum ekimi yapılmalıdır. Sırık çeşitleri ise sıra arası 50-80 cm sıra üzeri ise 15-25 cm olmalıdır. Sırık çeşitler masuraların boyun noktalarına ocakvari olarak ekilir. Bu nedenle her ocağa 4-5 adet tohum atılır. Dekara atılacak tohum miktarı ekim sıklığı ve tohumun büyüklüğüne bağlı olarak değişir. Ortalama olarak dekara yaklaşık 10-12 kg arasında tohum ekilir. Ortalama olarak m 2’de 30-40 adet çimlenebilecek tohum bulunmalıdır.

5.2. Çapalama

 Tohumların çimlenerek bitkilerin toprak yüzüne çıkıp gelişmeye başladığı ilk hafta içinde büyümeleri çok yavaştır. Yabancı otlar bitkilerin 4-5 yapraklı olduğu dönemlerde gelişmeye çok zarar verirler. Bu dönemde toprağı havalandırmak, varsa kaymak tabakasını kırmak, yabancı otları almak ve gerekiyorsa seyreltme yapmak amacı ile birinci çapa yapılır. İlk çapa çok yüzeysel yapılmalı ve köklere zarar verilmemelidir. Birinci çapadan yaklaşık 20gün sonra bitkiler 25-30 cm boylandıkları ve yabancı otların fazlalaştığı dönemde ikinci çapa yapılır. Bu çapa ile bitkilerin boğazları doldurulur. Genellikle ikinci çapa zamanı çiçeklenmeden önceki dönemdir.


Bezelyelere iki çapa yeterlidir. Ancak kaymak tabakası ve yabancı otların oluşması halinde üçüncü bir çapa yapılabilir.

5.2. Herek verme

 Sırık bezelyelerde ikinci çapa ile birlikte herek verme işlemi de yapılır. Kafes tellerle, zikzaklı gergin iplerle, kargı veya sırıklarla bitkilere herek verilir. Herekler bitkilerin rüzgardan ve toprakta bulunan nemden zarar görmemesini sağlar. Bitkiler hereklere büyüme uçlarındaki sülüklerle çok sağlam olarak tutturulur. Böylece rüzgar ve toprak rutubetinden bitkinin gövdesi, ve meyveleri olumsuz yönde etkilenmez. Ayrıca bezelye bitkileri kafes telleri üzerinde de yetiştirilebilir. Bunun için bir metre genişliğindeki ve 3-4 m’de bir dikilen kazıklara kafes telleri meyilli şekilde duvar gibi çekilir. Bezelye bitkileri bu kafes telleri üzerinde çok iyi gelişir. Düzenli hasat yapılarak kaliteli düzgün meyveler elde edilir. Özellikle bu yöntem küçük aile işletmelerinde sofralık, taze bezelye üretiminde kullanılır.

5.3. Sulama

 Sonbaharda yapılan bezelye yetiştiriciliğinde, bitkinin gelişme dönemi genellikle yağışlı döneme rastladığı için sulamaya hemen hemen hiç ihtiyaç duyulmaz. İlkbaharda yapılan ekimlerde iyi bir gelişme sağlayabilmek için hava ve toprak şartlarına bağlı olarak düzenli aralıklarla sulama yapılmalıdır. Çiçeklenmeden önceki dönemde ve meyve tutumundan sonraki dönemde olmak üzere en az iki defa sulama yapılır. Çok nadir hallerde havalar çok kurak giderse üçüncü bir sulama yapılabilir. Sulama karık usulü veya yağmurlama şeklinde yapılır.

5.4. Gübreleme

 Bezelye kendinden önce yetiştirilmiş olan bitkiye verilmiş olan gübrelerle çoğu kez yetinmektedir. Bezelyeye çiftlik gübresi vermekten kaçınılmalıdır. Çiftlik gübresi vegatatif kısımların aşırı gelişmesini sağlar ve bakla, dane veriminin azalmasına neden olur. Ancak toprağın fiziksel yapısını düzeltmek için verilmesi gerekiyorsa, bezelyeden önce yetiştirilen çapa bitkilerine verilmelidir. Bezelye, potasyum ve fosfor eksikliğine karşı çok hassastır. Topraktaki fosfordan çok iyi faydalanır. Ekim öncesi toprak işleme sırasında dekara 3-4 kg saf azot, 8-10 kg fosfor ve 20kg potasyum verilmelidir. Hafifi bünyeli topraklarda veya hasadın elle yapıldığı yetiştiricilikte toprağa verilen gübre miktarı arttırılmalıdır.

5.5. Tarımsal savaşım

 Bezelyede zarar yapan birçok hastalık ve zararlı bulunmakla birlikte bunlardan en önemlileri; kök çürüklüğü, solgunluk, külleme, mildiyö, antraknoz ile kırmızı örümcekler, yaprak bitleri ve burukuslardır. Bu hastalık ve zararlılarla mücadelenin zamanında ve titiz olarak yürütülmesi başarılı üretim için şarttır.


6. Olgunluk, Hasat ve Depolama

 Bezelyede hasat olgunluğuna gelmiş baklalar en geç iki-üç gün içinde hasat edilmelidir. Özellikle kuru ve sıcak havalarda daneler çok çabuk olgunlaşır. Hasat zamanında yapılmaz geç kalınırsa daneler unlu bir durum alır ve konservelik kalitesi çok düşer.
Bu nedenle konservelik bezelyelerin hasat olgunluğu tendrometre denilen alet yardımı ile belirlenir. Tendrometre danelerin muayyen bir basınca karşı dayanma gücünü gösteren ve ibresi uzmanların istediği rakamı gösterdiği anda bezelyelerin hasadını karar verdirmeyi sağlayan bir alettir. Bezelye tarlaları uzmanlar tarafından düzemli olarak kontrol edilerek hasat olgunluğuna gelmiş baklaların oranı %70’in üstüne ulaştığı, tendrometre değerinin de 90-95’i gösterdiği dönemde hasada karar verilir. Hasadın kısa sürede zaman geçirilmeden yapılması gerekir. Konservelik bezelyeler genellikle geniş alanlarda yetiştirilir. Bunların hasadı yukarıda açıklandığı gibi hasat olgunluğuna geldiğinde bir defada makine ile yapılır. Tarlada hasat olgunluğuna gelmiş bezelye bitkileri biçilerek veya sökülerek konserve fabrikalarına getirilir, özel makineler ile danelenir ve boylara ayrılır.

 Bezelyenin sap, yaprak ve daneleri ayrılan boş baklaları ve gövde parçaları ayıklama makinesinin diğer kısmından atılır. Bu atıklar çok değerli bir hayvan yemidir. Konserve sanayinde kullanılan bezelye daneleri büyüklüklerine göre en küçükten başlayarak 0-1-2-3 gibi numaralar ile gruplandırılır.

 Küçük işletmelerde ise bezelye hasadı kademeli olarak elle yapılır. Hasat olgunluğuna gelmiş bezelyeler 3-4 gün ara ile düzenli olarak bitkilere zarar vermeden elle hasat edillirler. Genellikle sırık bezelyeler küçük işletmelerde yetiştirilirler, hasatları ise kademeli olarak elle yapılır. Büyük işletmelerde ise genellikle yer çeşitleri yetiştirilir ve önce belirtildiği şekilde hasatları makine ile ve bir defada yapılır. Hasadın kademeli olarak elle yapılması kalite ve verimi olumlu yönde etkiler.

 Hasat edilen bezelyeler hemen piyasaya sevk edilir. Konservelik bezelyeler ise fabrikalara sevk edilerek daneleri ayıklanır. Pazara sevk edilen bezelyeler 5-10°C sıcaklıklarda 2-3 günlük bir süre bekleyebilir. Sürenin uzaması halinde zararlanmalar görülür. 0-1°C’de %85-90 nemde bezelyeler baklalı olarak 4-6 hafta muhafaza edilebilir.

 Kuru danelerin muhafaza süresi daha uzundur. 5°C sıcaklıkta %50-55 nemde kuru dane içerisindeki nem %10-12 civarında olduğunda saklama süresi 1-2 yıl arasında değişir. Ancak sıcaklık ve nem birlikte yükselirse bu süre hızla kısalır.

7. Verim

 Bezelyede verim çeşidinin yer ve sırık oluşuna, baklada bulunan dane sayısı ve iriliğine, ekolojik şartlara bağlı olarak değişir. Bir dekar alandan baklalı taze bezelye olarak 1500-2000 kg taze iç bezelye olarak ise 500-800 kg arasında ürün alınır.

8. Tohum Üretimi

 Bezelyede tohum üretimi tohumdan tohuma metodu ile aynı yıl içerisinde yapılır. Tohum üretimi amacıyla yapılan yetiştiricilikte, toprak hazırlığı, ekim ve bakım işleri piyasa için yapılan taze üretimde olduğu gibidir. Bezelye bitkisi üzerinde oluşan baklaların hasat zamanı piyasa için yapılan taze üretim şeklinden farklıdır. Baklalar tamamen olgunlaşıncaya kadar bitki üzerinde kalır. Bu nedenle hasat zamanı çok önemlidir. Baklaların çatlayıp danelerin dökülmesini engellemek için bitki üzerindeki ilk oluşan baklalar sararır sararmaz ve bitki üzerindeki diğer daneler sertleşmeye başlayınca bitkiler hasat edilir ve üzerindeki diğer baklalar olgunlaşmaya bırakılır. Hasadın erken yapılması durumunda kalite bozulur ve tohumlarda çimlenme yüzdesi düşer, sürme gücü zayıflar. Tohumluk bitkilerin hasadı dane dökülmesini önlemek için çiğ kalkmadan sabah erken saatlerde yapılmalıdır. Küçük işletmelerde tohumluk bitkiler elle hasat edilir. Büyük işletmelerde ise makine ile hasat edilen bitkiler harman yerine kurumaya bırakılırlar. Tohum üretiminde tohumluk parselin burukuslara karşı zamanında ilaçlanması büyük önem taşır.

 Kuruyan bezelyelerin harmanı küçük işletmelerde döğülmek suretiyle, büyük işletmelerde ise makine ile yapılır. Harmanlama makine ile yapılacak ise makinenin devir sayısı azaltılarak, çarpma sonucu danelerin kırılması engellenmelidir. Harman yerinde temizlenmiş ve büyüklüklerine göre boylanmış bezelye daneleri buruks zararına karşı ilaçlanır. Daha sonra tohum depolarında saklanır. Dekarda ortalama 150-200 kg tohumluk kuru dane elde edilir. Fasulyede olduğu gibi bezelyede de harmandan elde edilen saman çok değerli bir hayvan yemi olarak değerlendirilir.



 

« Geri     
Tohum Üreticileri Platformu | Pisum sativum (Bezelye)
 
 
© Tohumcu.org Tüm Hakları Saklıdır. Değişim Bilişim
 
tohum tohumcu tohumcular tohumculuk tohumu tohumları tohumluk tohumluğu balıkesir sertifikalı standart sebze buğday çeşitleri yetiştiricileri yetiştiriciliği üretimi üreticileri ıslahı ıslahçıları dağıtıcıları alt birliği  birliği firmaları şirketleri sanayicileri Börülce Bakla Patlıcan Turp Bezelye Fasulye Barbunya Marul Kıvırcık Salata Baş Bamya Havuç Enginar Sakızkabağı Balkabağı Kestanekabağı Hıyar Kavun Acur Karpuz Biber Lahana Karnabahar Alabaş Şalgam Kırmızıpancar Pazı Pırasa Kabak soğan   tohumcu