Tohum
  Kurumsal | Mevzuat | Profesyonellere Teknik Bilgiler | Amatörlere
Teknik Bilgiler
| Faydalı Linkler | Galeri | Mera Bitkileri  
 
 
Sebze Türlerinin Sistematikteki Yeri ve Üretimi
:: Beta vulgaris (Kırmızı Pancar) « Geri     

 

KIRMIZI PANCAR YETİŞTİRİCİLİĞİ

1. Ekonomik önemi anavatanı ve yayılma alanları

2. Morfolojik özellikleri

 2.1. Kök
 2.2. Gövde
 2.2. Yaprak
 2.3. Çiçek

3. Tohum ve çimlenme özellikleri

4. Yetiştirilme istekleri

 4.1. İklim isteği
 4.2. Toprak isteği

5. Yetiştirilme şekli

 5.1. Toprak hazırlığı, ekim ve dikim
 5.2. Bakım işleri
 5.3. Tarımsal savaşım

6. Olgunluk hasat ve depolama

7. Verim

8. Tohum üretimi

1. Ekonomik Önemi, Anavatanı ve Yayılma Alanları

 Kırmızı pancarın ülkemizdeki üretimi ile ilgili istatistik kayıt maalesef bulunmamaktadır. Ülkemizde kırmızı pancar sahil kuşağında yetiştirilerek tüketilmektedir. En büyük üretim ve tüketim Ege ve Marmara bölgelerindedir. Akdeniz Bölgemizde de sınırlı miktarda olmak üzere kırmızı pancar üretilir ve tüketilir. Ülkemizde kırmızı pancar Endüstriyel anlamda sadece turşuluk olarak kullanılmaktadır. Kırmızı pancar içermiş olduğu çok zengin ve güzel maddesiyle tabii gıda boyası gibi kullanılır. İnsanların çok eski yıllardan beri pancarı tanıdığı ve tükettiği bilinmektedir. Eski Yunanlılar ve Romalılar zamanında pancar, sebzeler içinde önemli yeri olan bir sebzedir. Ancak düzenli olarak yetiştiriciliğinin 16. Yüzyılda yayıldığı görülmektedir. Başlangıçta bu günkü şeker pancarı formundaki kırmızı ve sarı renkli pancarlar (pancarını toprak içinde oluşturan çeşitler) üretilirken daha sonra bunların yerini yuvarlak ve basık şekilli pancar yapan varyeteler almıştır. Bu pancarlarda yıkama yıkama ve soyma işleminin zorluğu nedeniyle daha sonraları toprak üzerinde pancar oluşturan çeşitler geliştirilmiştir. Böylece meydana gelen kayıplar ortadan kaldırılmıştır. Seçim ve ıslah yoluyla daha çok miktarda renk pigmenti içeren varyeteler geliştirilmiştir. Pancarlardaki en son gelişme ise yuvarlak varyetelerin yerine işlemesi kolay olan, az fire veren ve standart halka elde edilebilen silindirik şekilli çeşitlerin elde edilmesi olmuştur. Ülkemizde pancar ve tüketimi üretimi önemli ölçülerde artacağını düşünemiyoruz. Bu nedenle ekonomik öneminin artacağını da düşünmek mümkün değildir. Üretimin bu günkü seviyelerinde kalacağı tahmin edilmektedir.

 Avrupa ülkelerine baktığımızda ise üretim ve tüketimin ülkemize göre daha erken başladığının (16. Yüzyıl başları ve ortaları) ve önemli miktarlarda üretim ve tüketim yapıldığını görmekteyiz. Laumonnier (1952) pancarın Almanya’dan 1549 yılında Fransa’ya geldiğini bildirmektedir.

 Akdeniz kıyı şeridi, Ege denizi çevresi, Batı Anadolu, Hindistan ve Orta Asya stepleri pancarın anavatanı olarak kabul edilir. Ülkemizde yabani pancarlara hemen bütün bölgelerimizde rastlanmakta ve bu yönden pancar büyük bir form zenginliği göstermektedir. Bu formlar içinde 1. 2. 3. Ve 4. Yıldan itibaren çiçeklenen formlara rastlandığı gibi sıklamen kırmızısı renkli veya sarı renkli pancar meydana getiren formlara rastlanılmaktadır. Yabani formlar pancar ve kök özellikleri yönünden de büyük bir form zenginliği göstermektedir. Yabani formlarda kök dallanmış durumdadır.

2. Morfolojik Özellikleri

 2.1. Kök
 2.2. Gövde
 2.2. Yaprak
 2.3. Çiçek

2.1. Kök

 Pancarlarda kök 150 cm’ye kadar gidebilen çok kuvvetli kazık kök ve bu kökten çıkan saçak köklerden oluşur. Pancar çok gelişmiş bir kök yapısına sahiptir ve bu kök sistemi sayesinde kuraklığa son derece dayanıklıdır. Özellikle derin profilli topraklarda bu kök sistemi sayesinde toprağın derinliklerindeki sudan yararlanarak kuraklıkları atlatabilir. Kök gelişmesi varyetelere göre önemli değişiklikler göstermektedir. Bazı varyetelerde pancar kazık kökün depo haline gelmesinden oluşurken bazı varyetelerde ise pancarın bir kısmı kazık kökten bir kısmı da hipokotilin gelişmesinden oluşur. Sadece kazık kökün depo kök haline gelmesiyle pancar oluşturan çeşitlerde, pancarın üzerinde köklerin oluştuğu noktalarda çukurluklar meydana gelmesi, pancarın hemen tamamının toprak altında oluşması nedeniyle pancar hasadını zorlaştırmaktadır. Pancarların çamurdan temizlenmesi esnasında meydana gelen fire miktarı artmaktadır. Bu nedenle sadece hipokotilden pancar oluşturan çeşitler tercih edilmiştir. Pancarda kök merkezden dışarıya doğru gelişir ve pancar kökünden meydana gelen epidermis tabakası çatlayarak atılır ve yenilenir. Pancarlarda, pancar ve kök gelişmesi şekil 11’de görülmektedir.

 Pancarın yenilen kısmı bir depo organıdır. Besin alımı hasat esnasında toprakta kalan köklen vasıtasıyla olur. Pancar enine kesildiği zaman odun ve soymuk dokularından oluşan halkalar görülür. Her iki doku tabakaları içinde kırmızı renk maddeleri oluşur. Pancara rengini veren bu antosyan soymuk dokularında daha fazla, odun dokuların da ise daha az miktarda görülmesine neden olur. Ancak bu renk farklılığının çok az olması aranan bir özelliktir. Pancarda renk çok önemli bir faktördür. Açık kırmızıdan koyu kırmızı renge kadar çok değişik varyasyona sahip çeşitleri görmek mümkündür.

 Kısa sürede pancar oluşturan çeşitlerde pancar rengi daha açık, geçci çeşitlerde ise renk daha koyudur.. Sarı renkli pancar oluşturan çeşitlerde vardır.

2.2. Gövde

 Pancarlarda gelişme 1.. yılda pancarın ve üzerinde rozet şeklinde yer alan gövde üzerindeki yaprakların gelişmesi şeklinde olur. Üzerinde yapraklar, çiçekler, meyveler ve tohumları taşıyan sürgün ise 2. Yılda meydana gelir. Yabani formlarda çiçek sürgününün meydana gelişi 2. 3. 4. Yılda da olabilmektedir.

 Bu günkü yemeklik pancar çeşitlerinde gövde normal olarak 1. Yetiştirme yılında oluşur. Ancak çimlenme döneminde soğuk şoku geçiren pancarlar birinci yılda da çiçek sapı meydana getirebilirler. Bunlar 1.5-2 m kadar boy alır ve çok dallanır. Çiçek sürgünüü enine kesildiğinde köşeli bir yapı oluşturur, parlak yapıda, içi dolu ve sağlam yapılıdır.

 Pancar bitkisi o kadar çok meyve meydana getirir ki,çok dayanıklı olan çiçek sürgünü dahi bu meyvelerin olgunlaşmaya başladığı dönemlerde (en büyük ağırlığa eriştiği dönem) meyveleri taşıyamayarak kırılıp devrilirler. O nedenle tohum üretiminde bitkiler birbirine destek olacak şekilde sık dikilirler.

 Meyve ve tohumların olgunlaşması ile çiçek sürgünü sararak kurur ve pancar bitkisi böylece hayat devresini tamamlamış olur.

2.2. Yaprak

 Pancar bitkisi oldukça bol yaprak meydana getirir. Yapraklar hemen pancarın üstünde bir rozet şeklinde dizilmişlerdir. En yaşlı yapraklar en dıştaki yapraklardır. Yapraklar boyuna çizgili etli yapıda ve 15-20 cm uzunluğunda bir sapa sahiptirler. Yaprak sapı, yetiştirme sıklığına, sulama durumuna ve güneşlenmeye bağlı olarak kısalır veya uzar. Yaprak sapı yeşil ve mor renkli olabilir. Renkli yapraklı çeşitlerde yaprak sapı daima yaprak ayasından daha az renk pigmenti içerir. Bitki birinci yılda çok miktarda yaprak oluşturur. Pancar bu yaprakları kanalıyla yağış, sis ve gece çiğlerinden yararlanarak su ihtiyacının büyük bir bölümünü bu yolla karşılar. İşte bu özelliği nedeniyle yağmurlama yöntemi ile sulama yaparak az su ile başarılı bir şekilde pancar üretmek mümkün olur. Taze pancar yaprakları ıspanak gibi değerlendirilir, kırmızı pancarın şeker pancarı üretimi yapılan bölgelerimizde tüketilme alışkanlığının olmayışı büyük ölçüde bu nedenlere bağlamak mümkündür. Çeşitlere göre yaprak rengi büyük değişiklik gösterir. Açık yeşil yapraklı çeşitler yanına siyaha yakın koyu kırmızı renkli yapraklara sahip çeşitlerde vardır. Ancak genel kural olarak, koyu renkli yapraklara sahip çeşitlerde vardır. Ancak genel kural olarak, koyu renkli yapraklara sahip çeşitler yine koyu renkli pancar oluştururlar.

2.3. Çiçek

 Pancarlar çimlenme ve kotiledon döneminde soğuk şoku ile karşılaşmadıkları sürece 1. Yetiştirme yılında vegatatif olarak gelişirler. Yaprakları ve pancarı oluşturlar. Bu oluşan pancar sökülerek serin bir yerde kumda katlanarak muhafaza edilir ve ilk baharda tohumluk parseline dikilir. Bitkiler başlangıçta bir miktar yaprak meydana getirerek dallanmış ve üzerinde gruplar halinde çiçekleri bulunan çiçek sürgününü meydana getirirler. Ilıman iklimlerde pancarın sökülerek katlanmasına gerek kalmaz. Kışı dışarıda geçiren bitkiler ilkbaharda generatif faza geçerler. Bitkiler çok miktarda çiçek meydana getirirler. Pancar çiçekleri erselik yapıda olmalarına rağmen çok yüksek oranda yabancı döllenme gösterirler. Bunun nedeni çiçeklerin protandiri özelliğidir. Çiçek sapı çok kısadır ve sayıda çiçek bir yumak şeklinde bir arada bulunur. Çiçekler kendine uyuşmazlar. Az miktarda çiçekte de kendine döllenme görülür. Çiçekler beşli yapıdadır. Taç yapraklar gelişmemiştir. Çanak yapraklar gelişerek tohumu kaplarlar. Pancar da tohum denen aslında içinde tohumu taşıyan bir meyvedir. Pancarlarda döllenme rüzgarla olur. Pancar bitkileri çok miktarda sarı renkli çiçek tozu meydana getirirler bu tozlar rüzgar şiddetine ve çevre şartlarına bağlı olarak 1.5-2 km uzaklıklara kadar taşınabilirler. Bu nedenle tohum almada mesafe izolasyonuna özen göstermek gerekir.

3. Tohum ve çimlenme özellikleri

 Pancarlarda tohumlar grup halinde yumak olarak bulunurlar. Bu yumaklar olduğu gibi ekilirlerse hem gerekenin 3-5 katı tohum kullanılır hemde her yumaktan tohum sayısına bağlı olarak 2-6 adet bitki gelişir. Buna karşın pancar yetiştirmede pancarın iyi ve düzgün gelişmesi bitkileri arasındaki mesafe ile çok yakından ilgilidir. Bu bakımdan istenilen sıra üstü mesafenin verilebilmesi için mutlaka seyreltme yapılmalıdır. Seyreltme çok zordur ve fazla zaman alır. Ayrıca da pahalıya malolan bir işlemdir. Bunun ortadan kaldırılması için yumak halindeki meyvelerin içinde yer alan tohumların yumağı kırılarak monogerm hale getirilmesi gereklidir.

 Pancar tohumları basık şekilli ve kahve renklidir. Her tohum bir meyve içinde yer alır. Yumak halinde olan meyvelerden 100 adedi 1.5-2 gr gelir ve 100 adet yumaktan 150-300 adet, bazen daha fazla bitki gelişir. Tohumlar çimlenme güçlerini 5-6 yıl muhafaza ederler ve optimum çimlenme sıcaklıkları 20-25 °C arasındaki sıcaklıklardır. Çimlenme için 10-14 günlük bir zamana gerek vardır.

4. Yetiştirilme İstekleri

 4.1. İklim isteği
 4.2. Toprak isteği

4.1. İklim isteği

 Pancar bitkisi yüksek sıcaklıklardan hoşlanmaz. Ancak yeterli nemin bulunması durumunda sıcaklıktan fazla etkilenmez. Özellikle çimlenme döneminde meydana gelen sıcaklık ve kuraklık çimlenmeyi olumsuz etkiler. Çimlenme döneminde meydana gelen sıcaklık ve kuraklık çimlenmeyi olumsuz etkiler. Çimlenme döneminde 20-25 °C’lik sıcaklıklarda tohum çok süzenli bir çimlenme gösterir, bu dönemde meydana gelen hafif donlar bitkinin pancar meydana getirmeden çiçeklenmesine neden olur. Böyle yıllarda verim önemli ölçüde azalır.

 Pancarın kök özellikleri verilirken belirtildiği gibi bitki kuvvetli kazık kökü sayesinde toprağın derinliklerindeki nemden yararlanarak kuraklığı kolayca atlatır. Ana kazık kök zarar gördüğü taktirde bitki hafif susuzluklara bile dayanamayarak ölür.

 Bitki, gelişme döneminde yüksek nemden hoşlanır. Yağmurlama sistemi ile sulanması bitki gelişmesini olumlu olarak etkiler.


4.2. Toprak isteği

 Pancarlar organik maddece zengin derin bünyeli yeterli ölçüde kil içeren topraklarda başarılı olarak üretilirler. Pancar yetiştirilecek tarla taze ahır gübresi ile gübrelenmemelidir. Pancar yetiştiriciliğinde anorganik besin maddeleri yeterli ölçüde verildiğinde organik gübrelemeye ihtiyaç duyulmaz. Domates, lahana, kabakgiller ve patatesten sonra başarı ile üretilir. Toprak pH’sının 7 civarında olması başarıyı arttırır.

 Ağır killi topraklar özellikle kazık kökten pancar oluşturan çeşitlerde yıkama zorlukları yaratır.

 Pancar yetiştiriciliğinde toprağın hafif karakterde olması ve kil içermemesi çimlenme döneminde büyük sorunlar yaratır. Çimlenmenin başarılı olması için tohumun toprakla çok iyi temas etmesi gerekir. Kili içermeyen topraklarda bunu sağlamak oldukça güçtür.

5. Yetiştirilme Şekli

 5.1. Toprak hazırlığı, ekim ve dikim
 5.2. Bakım işleri
 5.3. Tarımsal savaşım

5.1. Toprak hazırlığı, ekim ve dikim

 Pancar yetiştirilecek olan toprağa çiftlik gübresi verilecekse bu gübrelemenin ekimden en az 2-3 ay önceden yapılması gerekir. Fazla çiftlik gübresi pancardan çok yaprak gelişmesini arttırdığı için risklidir. Pancar anorganik gübreyi çok sever. Ekimden önce toprağa dekar başına kolay çözülen NO3 Formunda 8-10 kg azot, 10 kg kolay çözülen formda P2O5, 15-20 kg K2O atılarak sürümle birlikte sürüm derinliğine karışması sağlanır. Toprağın ekimden önce çok iyi inceltilmesi ve daha sonrada sıkıştırılması gerekir. Bu nedenle pancar yetiştiriciliğinde merdane kullanmak mutlaka gereklidir. Çimlenme dönemindeki düşük sıcaklıklardan ve hafif donlardan mutlaka kaçınmalıdır. Bu konuda dikkatli olmak, gerektiğinde ekim tarihini değiştirmek başarı için şarttır.

 Monogerm hale getirilmiş tohumlarla yapılacak ekimde sıra aralarında 30 cm sıra üzerinde 3-4 cm’lik bir aralık verilerek mibzerle akim yapılmalıdır. Çimlenme tamamlandıktan sonra verilecek sıra üzeri mesafeye göre seyreltme yapılır. Ekim derinliğinin toprak özelliği ve toprak derinliğine ekilirler. Derin ve yüzlek ekimde çimlenme eksiklikleri ortaya çıkar. Monogerm hale getirilmiş tohum kullanılmış ise dekara 1kg, polygerm tohum kullanılmışsa 2-2.5 kg tohum kullanılır. Küçük miktarlardaki ve sıcak bölgelerdeki üretimde, yetiştirme tavalarda yapılmalıdır.

 Tohum ekiminden sonra tohumun toprakla temasının tam olmasını sağlamak amacıyla merdane çekilir. Normal şartlarda ekilen tohumlar 2 hafta içerisinde çimlenmelerini tamamlarlar.

 Kırmızı pancar üretimi Ege bölgesinde kışlık sebzeler olan lahana ve karnabaharlar arasında ara ziraatı şeklinde de yapılır. Ara ziraatı şeklinde yapılan üretimde ocak usulü ekim uygulanır. Karnabahar, lahana ve turp tarlalarında boş olan noktalara her ocağa 2-3 tohum gelecek şekilde ekim yapılır. Çimlenme tamamlandıktan sonra bitki aralarında 8-10 cm mesafe kalacak şekilde seyreltilirler, Sulama ve bakım işleri ara ziraatı yapılan bitkinin sulama programına göre yapılır.

5.2. Bakım işleri

 Bitkiler ilk iki hakiki yaprakalrını çıkardıklarında (4-5 cm bitki büyüklüğünü kazandıklarında) seyreltilirler. Seyreltme çeşide bağlı olarak sıra üzerinde 6-10 cm arasında değişen mesafelerle yapılır. Bu aralık iri pancar yapan çeşitlerde daha fazla, küçük pancar yapan çeşitlerde daha az olmalıdır. Seyreltme çapalama ile aynı anda uygulanır.
 Bitkiler 4-5 yapraklı olduklarında ikinci bir çapa yapılır. Bundan sonraki işlemler sadece bakım işlemleridir.

5.3. Tarımsal savaşım

 Pancarın gelişme döneminde özellikle dikkat edilmesi gereken konu pancarlarda yaprak biti zararının önlenmesidir. Yaprak bitleri pancarın büyüme konisindeki genç yaprakları çok sever ve oraya yerleşerek bitkiye büyük zarar vererek bitkinin gelişmesini ve pancar oluşturmasını engeller. Bitki erken dönemden itibaren dikkatli bir şekilde takip edilerek zararlı ile mücadele sürdürülür. Ayrıca pancarlarda önemli zarar yapan yaprak pireleri ile düzenli mücadele önem taşır.

 Önemli hastalığı yalancı mildiyödür. Özellikle yüksek rutubetin oluştuğu dönemlerde yapraklarda zarar yaparak bitki gelişmesini durdurur.

6. Olgunluk, Hasat ve Depolama

 Pancar, tohum ekiminden itibaren erkenci çeşitlerde 4-4.5, geçci çeşitlerde ise 6 ayda hasat edilebilecek pancar iriliğine erişir.

 Pancarlarda olgunluk en dıştaki yaprakların sararmaya başlaması ve pancarın çeşit iriliğine ulaşması ile anlaşılır. Yaprakların yanlarından yeni sürgün meydana getirmeye başlamış bitkilerde hasat gecikmiş demektir. Hasadı bu döneme kadar geciktirmemek gerekir. Hasadı geciken pancarlarda liflenme (Odun dokuları belirginliği) artar, kalite düşer. Bitkiler hasat olgunluğuna geldiklerinde ya özel makinaları ile yada pancar yumrusunu toprak üzerinden yaprakları ile birlikte kavrayarak, kök bükülerek, hasat edilir. Hasat edilen yumruların toprakları silkelenir, daha sonra yıkanarak kazık kök uçları kesilir. Hemen pazarlanacaksa demetler haline getirilir. (5-6 adedi bir arada)

 Kışı serin geçen ve don olan bölgelerde sonbaharın ilk donlarından önce hasat edilen pancarların yaprakları yumrunun 2-3 cm üstünden kesilerek alınır, bu şekilde yapraklarından arındırılan pancarların yaralanmamasına özen gösterilir. Muhafaza sıfır derecenin üzerindeki sıcaklıklarda yapılır. (0-5°C) Muhafazanın kumda katlanarak yapılması pancar yumrularını diri tutar. Bu nedenle bu şekilde muhafaza küçük miktarların depolanmasında tercih edilen bir yöntemdir.


7. Verim

 Kırmızı pancarlarda dekardan elde edilen verim yetiştirme ve çeşide önemli ölçüde bağlıdır. Genelde bir dekar alandan 2-4 ton ürün alınır.

8. Tohum Üretimi

 Pancarlarda tohum üretimi amacıyla üretim yapılacaksa kışı sert ve donlu geçen bölgelerde pancarlar sonbahar da dikkatli bir şekilde yaralanmadan hasat edilip yaprakları pancarın 1-2 cm üzerinden kesilir. Bir miktar saçak kök taşıyan kazık kök yumru üzerinde bırakılarak kum içinde katlanırlar. İlk baharda 25-30 cm derinlikte sürülerek işlenen ve dekara 14-16 kg N, 10 kg P2O5 ve 16-20 kg K2O ile gübrelenen toprak dikime hazırlanır. Dikimde sıra aralarında 40-50 cm sıra üzerlerinde de 40 cm’lik mesafe verilerek pancarların yaprak sapları toprak üstünde görülecek şekilde sikilerek sulanırlar. Sulama pancarların toprak ile temas etmesini sağlar ve dikim sırasında pancarın etrafında kalabilecek boşlukları doldurur.

 Çeşit muhafaza ve iyileştirme amaçlı üretim yapılıyorsa pancarlar dikimden önce kalite kontrolünden geçirilir. Tohum üretimi amacıyla kullanılacak pancarlar önce dış görünüşlerine göre seçilirler. Daha sonra bu pancarlardan 8 mm çapında bir boru sonda aleti ile kesit örneği alınır. Bu örneğin yumrunun yatay ekseninden ve orta kısmından alınmasına özen gösterilerek odun dokuların durumu ve renk maddeleri yoğunluğu dikkate alınarak seçim yapılır. Yüksek renk pigmenti içeren ve odun dokuları en az belirli olanlar tercih edilir. Daha sonra seçilen ve sonda ile örnek alınan ve tohum üretilmek amacıyla kullanılacak olan bu pancarlarda çürüme meydana gelmesini önlemek amacıyla sondanın yaraladığı kısımlara odun kömürü tozu sürülür.

 Tarlaya dikilen pancarlar hızla sürgün ve saçak kök meydana getirerek gelişirler. Pancarlar çok kuvvetli ve dallanmış çiçek sürgününe sahip olup bu sürgün üzerinde çok yoğun çiçek, meyve ve tohum oluştururlar. Özellikle meyvelerin maksimum ağırlığa eriştiği dönemde, dallanmış sürgün üzerindeki bu meyve yükünü taşıyamaz. Eğer bitki yalnızsa ve dallanmış sürgüne herhangi bir destek verilmezse sürgün kırılır, yere yatar, meyveler toprak üzerinde kolayca küflenir, çürür. Hele bu dönemde meydana gelecek bir yağış tohum üretimini büyük ölçüde olumsuz etkiler. Bitkinin üzerindeki meyve yükü nedeniyle kırılmamamsı için meyveler yukarıda belirtilen dikim sıklığında dikilerek birbirlerine dayanması mutlaka sağlanmalıdır.

 Tohumları içinde bulunduran yalancı meyveler olgunlaşınca kurur ve kolayca dökülürler. Bu nedenle sürgün üzerindeki sürgün üzerindeki yalancı meyvelerin dökülme dönemi başlamadan sürgünler toprak üzerinde kesilerek hasat edilirler. Hasat edilen sürgünler üzerindeki meyveler üst üste yığıldıklarında çok kolay şekilde kızışarak içlerindeki tohumlar çimlenme özelliklerini kaybeder. Bunun önüne geçmek için hasat edilen gövdeler merdiven şeklinde düzenlenmiş askılara (halk arasındaki tabir çatıdır) konarak her yönden hava alması sağlanır, kızışma ve küflenmenin önüne geçilir. Hasat mevsiminde yağış alan bölgelerde bu da bir çözüm değildir. Meyvelerin düşük sıcaklıkta 45 °C’nin altındaki sıcaklıklar) hava sirkülasyonu ile kurutulması gereklidir.

 Kurutulan meyveler daha sonra özel kırma değirmenlerinde kırılarak monogerm hale getirilir. Ekimin makine ile yapılabilmesi ve çimlenmenin düzenliliğini sağlamak amacıyla tohumlar kaplanırlar. Birden fazla tohum taşıyan meyve parçaları tetrozolium testleri ile tespit edilerek tüm tohumların monogerm olması sağlanmış olur. Dekardan 250-300 kg arasında tohum elde edilir.

« Geri     
Tohum Üreticileri Platformu | Beta vulgaris (Kırmızı Pancar)
 
 
© Tohumcu.org Tüm Hakları Saklıdır. Değişim Bilişim
 
tohum tohumcu tohumcular tohumculuk tohumu tohumları tohumluk tohumluğu balıkesir sertifikalı standart sebze buğday çeşitleri yetiştiricileri yetiştiriciliği üretimi üreticileri ıslahı ıslahçıları dağıtıcıları alt birliği  birliği firmaları şirketleri sanayicileri Börülce Bakla Patlıcan Turp Bezelye Fasulye Barbunya Marul Kıvırcık Salata Baş Bamya Havuç Enginar Sakızkabağı Balkabağı Kestanekabağı Hıyar Kavun Acur Karpuz Biber Lahana Karnabahar Alabaş Şalgam Kırmızıpancar Pazı Pırasa Kabak soğan   tohumcu